deviant art

Deviant Login Shop  Join deviantART for FREE Take the Tour
[x]
more ▶

Featured in Groups:

Details

December 5, 2011
Link
Thumb

Statistics

Comments: 0
Favourites: 0
Views: 1,044 (0 today)
[x]

karman corman bu derinlikler

Journal Entry: Mon Dec 5, 2011, 8:32 PM

saat sabahin 05:03`ü, ben daha uyumadim... iki gün sonraki gece mesaisine alistirmaya calisiyorum bünyemi yeniden.. gerci onda da birseylere alisacak hal kalmadi ya, neyse..

doktorlar dün geceden itibaren Hermann`in ilaclarini kesmeye basladilar. bugün de makinayla olan baglantisini kesip nasil tepki verdigine bakacaklarmis.. yüregim agzimda. bugünüm haber beklemekle gececek. cok icimi acitiyor bu olay. ve ben her zamanki gibi konusamiyorum. bazen sadece yazabiliyorum. bazen onu da yapamiyorum.

o kadar cok susturuldum ki zamaninda, artik konusmak istesem de konusamiyorum. bir sorunum oldugu zaman söyleyemiyorum, birilerine anlatamiyorum; hele yardim istemek mi, imkansizmis gibi geliyor! hala benim hata yapma lüksüm yokmus, buna hakkim yokmus gibi geliyor. böylece herseyi ta en iclerime gömüyorum. cogu zaman sadece yalnizken agliyorum. ama o da icimi sökercesine. o derece yalniz hissediyorum kendimi. ve konusamamak, beni insanlardan daha da uzaklastiriyor. böylece o bilmedigim karanlik kuyulara cekiliyorum yine bilip bilmeden. susmayi tercih ediyorum her zamanki gibi.

bir de bünyem sorunlarla basa cikma yolu bulmus kendine. disardan acayip güclü görünüyorum, bir cok seye tepki vermiyorum, sogukkanli duruyorum. duygularimdan cok mantigim is üstünde oluyor. ve bu bir süre böyle devam ediyor. ayni  "nefes tutmak" gibi. tutabildigim kadar tutuyorum nefesimi, dalabildigim kadar derinlere daliyorum, basa cikabildigim sürece nefessiz yasayabiliyorum. ama gün geliyor bogulacak raddeye geliyorum. o zaman da derin soluklar almak istiyor bütün benligim. iste o "soluk alma" anlarinda büyük patlamalar yasiyorum. onca zaman olaylara tepki vermeyislerim kocaman ve tek bir tepki halinde patliyor icimden... bu hem bana, hem cok yakinimdakilere zarar veriyor. ama zaten cok yakinimda öyle cok insan olmadigi icin "sözde yakin olanlar"in bu durumdan haberi bile olmuyor...

seneler önce evde yürek acisindan geberirken günde iki tane almam gereken depresyon ilacini neredeyse kutusuyla bilikte yutup intihara tesebbüs ettigimi kimse farketmemisti bile... nasil korktugumu, o ilaclari nasil kustugumu, günlerce ilaclarin yan etkisi yüzünden nasil basdönmesi cektigimi... gerci o yillar beynimden silinmis gibi. bir kac olay disinda resmen silip atmisim hayatimdan, hic hatirlamiyorum bile. belli ki beynimin bir kösesindeki cok güclü bir mekanizma yillarimi silmis hayatimdan... yasamayana inanmasi zor, biliyorum.

nitekim yillar gectikce ben ne cok zarar görmüs oldugumu anliyorum. hayatla basetmesi nerdeyse her gecen gün zorlasiyor. anilarin cogu belki kaybolmus olabilir, ama icimdeki duygular ne yapsam bir sekilde kaybolmuyor. ayni koku hafizasi gibi... bir anda geri gelebiliyor ve önüme dikilebiliyorlar. ve ben o gibi durumlarda cogunlukla ne yapacagimi bilemiyorum. eziklesiyorum birden bire... sanki esip gürlesem ne olacak?! kim bana ne yapacak... sirtimda tasidigim yüklerle büyümenin ne demek oldugunu kimseye anlatamadim bugüne kadar. cogu zaman kendimden bile kacirdim gercekleri. hep hayatin kücük güzel yönleriyle mutlu olmayi denedim; cogu zaman da basardim saniyorum. ama icimde hep bir yerler ezildi.. öyle cok ezildi ki, artik tamir etmeye yetmiyor gücüm... zaman gectikce hayat sanki daha da büyüyor ve ben görüyorum, daha 28 yasinda herseye olan tahammülümün coktan kaybolmus oldugunu... sanki hep cok ince bir iplik üzerindeymisim gibi hissediyorum. ayaklarimin altinda, sanki her an kopuverecekmis, sanki beni hayata hic birsey tam anlamiyla baglayamayacakmis gibi geliyor. korkuyorum. sarilacak birseyler ariyorum her seferinde... mantikli secimler yapmaya, vazgecmemeye calisiyorum. eskiden sadece "zamanimi doldururdum". 23 yasindan itibaren yapmaya basladim bunu. sanki ruhsal bir komadaydim. bedenim sürekli hareket ettigi icin kimse görmedi bile.. sonra bir isik gördüm; tam bütün hayallerimin, isteklerimin, umutlarimin yerle bir oldugu, tamamen kayboldugu bir anda..

bir askti beni döndüren yeniden hayata... hep aradigim seyi bulmus olmanin saskinligiyla hareket edemedim bir süre.. sanki kalbim atmaya, cigerlerim hava solumaya basladi. coktan solmus renkler yeniden canlanmaya, uzaktan gelen sesler gürlesmeye basladi. hayat varmis megerse benim kücük, karanlik dünyamin disinda. baska hayatlar, bambaska aileler, insanlar varmis. ve ben ayni bir balon gibi baglandigim o dipsiz kuyulardan siyrilip, kurtulup, ucup gelip buraya konuvermisim...

her ne kadar kondugum yer cok huzur ve sevgi dolu olsa da, sanki arkamda pesimi birakmayan o kara duygular duruyor hep. gözlerimi bir kacirsam hemen "böh!" diyeceklermis gibi... konusmam, anlatmam, yardim istemem lazim benim. bu sekilde hayatla basa cikamiyorum.

benim konusmam, anlatmam, haykirmam gerekiyor. biktim susmaktan, susturulmaktan, zorlanmaktan, baskilardan. biliyorum, bunlari söylemek icin bile cok gec kaldim. sanki koca bir asir gec kaldim. ama ölmeden önce asla gec sayilmaz degil mi...?

bu arada ölüm demisken, hermann ölmesin isterdim. yasayacak mi bilmiyorum, allah en iyisini bilir, ona göre verir. bundan sonra neler olacak, bizi neler bekleyecek bilmiyorum. bu siradanlik, hatta coguna göre sIkIcIlIk bozulunca benim de dengem bozuluyor. üzülüyorum... bir kere üzülünce sanki gecmiste biraktigim, terkettim sandigim bütün üzüntülerim de geri geliyor. bu sefer onlarla da basetmek zorunda kaliyorum. yorgun düsüyorum. en sonunda yine herseyi birakiyorum. ama bütün bunlari icimden yaptigim icin yine kimseler farketmiyor. öyle, farkedilmeden yasayip gidiyorum.

iyi ki ask var, iyi ki sevgi var, allahim iyi ki huzur var. anlamsiz degil tüm bunlara ragmen artik yeryüzü... bir güc, bir destek, bir nefes bu ask. cok güzel, en güzel yansima...

ben yine de hep sükrediyorum. cünkü hersey ama herseyin bir nedeni var, buna cok inaniyorum. o yüzdendir belki de güclü durma cabam. ama insanim, artik cok cabuk yoruluyorum. hasili kelam, benim profesyonel yardim almam sart.

zavalli hermann, acaba nasil yanit vereceksin senden cekilen makinalara, ilaclara... gücünü gösterecek mi vücudun, yoksa "aman, ben yoruldum, sIkIldIm, oynamicam artik!" mi diyeceksin? merakla bekliyorum ve herseyin her isteyen icin iyi olmasini diliyorum.

günaydin yeni gün.. güzellikler getir bize.

No comments have been added yet.

Add a Comment: